The Double Life of Veronique Veronique'nın İkili Yaşamı

Sorun Bildir
8.3
Oy ortalaması: 8.3/10 - 30 kullanıcı
Senin Oyun: - / 10
imdb puani 7.8/10
Kategori: Drama Fantastik Müzik

Yapım: 1991 |

Yönetmen:

Oyuncular: , ,

Reyting: 26473

Veronika Polonya’da yaşamaktadır, Veronique ise Paris’de. Birbirinden haberleri bile olmayan bu iki insan, bir şekilde birbirlerinin hayatlarını etkileyeceklerdir. Veronika bir müzik okulunu girer ve çok çalışır. Ancak ilk performansını verirken ölür. Veronique’nın hayatı da bu noktadan sonra değişmeye başlar ve aniden şarkıcı olmamaya karar verir. Krzysztof Kieslowski’nin fantaziyle yoğrulmuş bu muazzam filmi, senaryosunun orjinalliği ve Renk Üçlemesinin son halkası olan Kırmızı’da oynayan Irène Jacob’un iki karakteri de son derece inandırıcı bir şekilde oynamasıyla dikkat çekiyor. The Double Life of Veronique - Veronique'nın İkili Yaşamı 720P görüntü kalitesinde altyazılı izle meniz için sizlerle..

YORUM YAZIN (41)

  

  1. remy ziyaretçi

    Derin anlamlı bir film farklı bir anlatım çok beğenerek izledim emeği geçen herkese çok teşekkürler

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  2. @catlilith Yeni Üye

    Öyle bir film ki insanlığınıza baştan aşağı dokunuyor.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  3. @imamhanim eleştirmen

    -Ne yapıyorsun?
    -Sadece kendi içime dönüyorum hepsi bu.

    Çok garip, su gibi aktı gitti film. Krzysztof Kieslowski’nin müzik zevki harika. Hatta bence bizim gibi bir müzik duymuş ve “Film çeksem bunu bi yerinde mutlaka kullanırım abi.” demiş. Var mı senoryo filan diyene de olmaz mı demiş. 🙂 (bkz: Umut Sarıkaya)
    Irene Jocob çok masum, çok güzel sadece onu bile izleyebilirim ama çok ilgi çekiciydi zaten film. Her karesi fotoğraf gibi. Renkler Jean Pierre Jeunet’in filmlerindeki renkler gibi. Kasvetli ve yoğun havası keşke hep burada yaşasam dedirtti bana.

    Asıl hoşuma giden şu: Ben sürekli kadın resimleri çiziyorum ve ne kadar farklı çizmeye çalışsam da sürekli birbirine benzeyen kadınlar çizmiş olarak buluyorum kendimi. Krzysztof Kieslowski’nin kafasında da bir kadın karakteri var ve filmlerindeki kadınlar hep birbirlerine benziyor. Neden bilmiyorum çok hoşuma gitti bu durum.
    Tek başınıza güzel bir akşamüstü geçirmek istiyorsanız, mutlaka ama mutlaka izleyin.

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  4. @halditls çaylak

    Film Kieslowski’nin bize sunduğundan, sunmaya yeltendiğinden çok daha fazlasını ayaklarımız altına seriyor. Açılış sahnesinden kapanışa dek muazzam bir görüntü ve müzik dehlizine giriş yapıyor seyirci. Filmi imgesel çıkarımlarla izleyen kişi, diyaloglara ihtiyaç duymayacak bence.

    Spoiler içeren alan!

    Açılış sahnesinde seyirciye verilen ihtimaller zinciri güzel betimlenmişti. Kukla metaforuda oldukça başarılı işlenmiş.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  5. @alex321654 çaylak

    Film şiir gibi. Fazla söze gerek yok. Ama ufak bir tavsiye başka bir siteden izlemeniz, alt yazıda çok fazla eksik var bence. Çekimler de çok güzel.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  6. @aysegulkaragoz sinefil

    en öncelikle Zbigniew Preisner ‘ın bestelerine hayran kaldım .
    Krzysztof Kieslowski nın en kısa zamanda filmlerini izlemeyi düşünüyorum çünkü dahiyane bir çekim tekniği göndermeler .
    filmin anlam, derinliği ,tekniği hakkında bir sürü makale okudum ve tek diyeceğim harikaydı .

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  7. Muharrem Demirdiş. ziyaretçi

    Eger sevmeye dair bir fikriniz, imajınız yoksa sevemezsiniz. Spinoza

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  8. Muaddib ziyaretçi

    Rumuz çok güzel yorumlamışsın. Çekiliyorum

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  9. Sicario ziyaretçi

    İnanılmaz underrated bir film, sevin ya da nefret edin tarzı orijinal bir film. Richard Ayoade ve Jesse Eisenberg mükemmel bir iş çıkarmış.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  10. trabezon ziyaretçi

    Dostoyeskiye yada başka birine gitmeya gerek yok. Bizum Kemal Sunal filmi bile bin kat iyi bundan. Hangi yönden incelersen incele bu filmi izlemek vakit kaybı. Yazık harcanan elektriğe. Zevk alanında filmden anladığı yok demektir.

    Beğenme: -6 Beğen: 0
    • @catlilith Yeni Üye

      Kemal Sunal filmiyle bu filmi karşılaştırabilen biri filmden çok iyi anlıyordur doğru.Zira İkisi o kadar ayrı şeyler ki.

      Beğenme: 0 Beğen: 0
    • @halditls çaylak

      Bir sen biliyorsun zaten.

      Beğenme: 0 Beğen: 0
  11. Portakal ziyaretçi

    Film hakikaten guzel bir drama olmus. Drama film izlemek isteyenlere tavsiye ederim. Imdb deki puani sizi sasirtmasin.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  12. pretty ziyaretçi

    Dostoyevski’nin eserinden uyarlanmış olması bile filmi kurtaramaz,o derece kötü.

    Beğenme: -2 Beğen: 0
  13. milamberc ziyaretçi

    film gerçekten mükemmel edebi eserlerin bu kadar başarılı uyarlandığını görmek çok güzel. 9/10

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  14. Anduril ziyaretçi

    Richard Ayoade’un bir önceki filmi Submarine’in başrol oyuncuları burada figuran olmuşlar, filmde farkedince gülümsetti 🙂 Ayrıca Jesse Eisenberg’in bu filmde oyunculuğunu iyice aştığını düşünüyorum, müthişti. Filmin kendisine gelecek olursak, zaten Dostoyevski uyarlaması olduğunu öğrendiğimiz an bir kulak kabartmak gerekir bence, Ayoade bu işi mükemmel bi şekilde başarmış. Uzun lafın kısası; mutlaka izleyin, izlettirin 🙂

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  15. esra ziyaretçi

    İlla tanımlayacak olursam ”farklı” derdim. Güzel mi değil mi karar veremedim. Her filmin varsa kitabı tercih edilir ama The Double’ın kitabını okumak daha zevkli olurdu 🙂 Yine de izledikten sonra zamanımın boşa gittiğini düşünmedim. Yalnızlığı anlatan farklı bir film 😉

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  16. eniyisibergman ziyaretçi

    Bilinçaltına yolculuk. İkinci kişilikle tanışma.Dostoyewsky’nin zamanında sert eleştiri almış hikayesinden zamanımıza uyarlanmış imgesel bir film. O zamanlar eleştiri alması çok doğal çünkü günümüz için bile fazla bir hikaye. El ayak çekildikten sonra gecenin sakinliğinde izlenecek çok güzel bir film. Polanky’ nin ”Teenant” ını, Kübrick’in ”Otomatik Portakal ve Eyes wide shut” filmlerini beğendiyseniz mutlaka izleyin.Eğlenceli,dramatik ya da aksiyon filmleri meraklısı iseniz hiç denemeyin.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  17. duyguf ziyaretçi

    Film insanın sinirini bozuyor.Kendini bulmak bu kadar iyi anlatılabilirdi.Bence Simon eşsiz bir karakter.Ayakkabı sahnesinde de görüyoruz bunu.Müzikler de iyiydi.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  18. kate284 ziyaretçi

    Farklı bir filmdi. İnsanların kendilerinden sıkılmalarını ve arayısları icinde kaybolusunu guzel ele almıs. Ayrıca film boyunca bana eslik eden hos muziklere de deginmeden edemeyecegim. Kendimden kopmak istedigim bu aralar iyi geldi bana:)
    izleyin derim, tesekkurler unutulmaz filmler!

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  19. sapiens ziyaretçi

    İzlediğim en rahatsız edici ve en içine çekici filmlerden. Yalnızlıktan rahatsız etmiş olsa gerek. Bu kadar bastırılmış olunmamalı izlerken sinirlendim.. İnsanın kendisiyle kavga etmesi lazım

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  20. kırmızı ziyaretçi

    pasif olan gölge aktifleşmeye başladıgında insanın pasif durumundan kurtulabilmek için digerini nasılda öldürmesi gerektiğini bu görünmezlikten ancak bu şekilde kurtulacagına dair iyi bir mesajdı intihar etmeye karar verdim çünkü yokum ben bir hayaletim ne muhtesemdi…

    Beğenme: 0 Beğen: 0