Midnight in Paris Paris'te Gece Yarısı

Sorun Bildir
8.4
Oy ortalaması: 8.4/10 - 48 kullanıcı
Senin Oyun: - / 10
imdb puani 7.7/10
Kategori: Fantastik Komedi Romantik

Yapım: 2011 | , ,

Yönetmen:

Oyuncular: , ,

Reyting: 36220

İş için Paris’e gelen bir aileyle sonbaharda evlenecek olan nişanlı iki gencin bu şehirde başlarına gelen ve hayatlarını değiştirecek maceralarını anlatan bir romantik komedi. Film, genç bir adamın bir şehre, Paris’e duyduğu büyük aşk ve insanların kendilerininkinden farklı hayatların daha iyi olduğu kanısı ile ilgili.

YORUM YAZIN (26)

  

  1. @elfdeemir Yeni Üye

    Öncelikle spoiler içerir, ona göre okuyunuz. Kurgusu itibariyle son derece ilgi çeken bir film. Paris’in yaşamını tarihlere bölerek gözler önüne sürdüğü için Allen’e bir kez daha hayran oldum. Film aslında “ben yanlış çağda yaşıyorum. Olmam gereken yaşam öncelerine dayanmaktadır.” cümlesi gibi, hepimizin içinden geçirdiği farklı çağı anlatıyor. Gil’in hayalini kurduğu 1900’lü yıllar ve Adriana’nın hayalini kurduğu 1880’ler ile tarihsel bir yolculuk keşfine çıkılmaktadır ve bu yolculukta adım adım Paris’i sevmeye pek çok neden sıralanabilir. Ve nitekim filme bakarak bizlerde altın çağımıza kavuşmak isteyen bireyleriz. Hayaller ve gerçeklerin savaş verdiği gerçeküstü, eğlenceli bir yapıt. Bizlerde keşke Hemingway, Dali, Picasso ile aynı çağlarda yaşasaydık diye düşünmeden edemeyiz. Ve tabii ki gece yarısı, yağmur altında Paris sokaklarında dolaşmak ise son derece keyif vericidir. Tabii Edifh Piaf eşliğinde.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  2. @selindirella Yeni Üye

    fazlasıyla hoştu. bu filmle parise aşık olunur.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  3. @zeynepsevinc Yeni Üye

    İçinde bulunduğu zamandan ve çevresindeki insanlardan hoşnut olmayanlara göre bir film. Çok beğendim 🙂

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  4. @zeynepsevinc Yeni Üye

    İçinde bulunduğu zamandan ve insanlardan hoşnut olamayanlara göre bir film. Çok beğendim 🙂

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  5. @akrepheus çaylak

    Duygularıma tercüman olan bir film. Keşke demeden edemiyor insan.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  6. @mraih Yeni Üye

    Romantik ve fransa kelimelerini içeren her film gibi muazzam.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  7. mergube alioğlu ziyaretçi

    film harikulade bir başlangıç yaptı.Adeta paris te turistik bir geziye Sonra kahraman hayal dünyasına girdi :zamanında pariste yaşamış ünlü yazarlarla.parisin ünlü mekanlarını dolaşıyor.filmin bundan sonrasını merak ediyorum

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  8. @nondiffisus Yeni Üye

    Benimde kendi kendime hep söylediğim “bu zamanın hiçbir şeyini beğenmiyorum” sözünü çok ama çok iyi kullanmış,izlememle birlikte favori filmlerinden biri olmuş yapım.

    Spoiler içeren alan!
    Antika dükkanında çalışan kıza ben de aşık oldum.
    Beğenme: 0 Beğen: 0
  9. @iambusycantyousee sinefil

    sadece paris için bile izlenilebilir. arkadaşlar paris’e gidin görün hissedin. istanbul ve roma’dan sonra en güzel şehir olabilir.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  10. cae ziyaretçi

    çok tatlı bir film. insana umut veriyor

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  11. Gertrude Stein Yıldırım ziyaretçi

    Öncelikle Spoiler uyarısı yapayım sonra tadınız kaçmasın. Efendim film iyi, hoş ve güzel bir fantastik film. Ana karakterin başından geçenler zaten ağır fantezi ürünü ama ana karakterin bu kadar saldım çayıra mevlam kayıra modunda takılması sinir bozuyor yahu. Yok efendim Gil ilk önce Inez ile nişanlı ama ilişkileri hakkında şüpheli (bak bak Rachel McAdams’a burun kıvırıyor amcam) sonra 1900’lerde Adriana ile tanışıyor. Böyle bi kaybolmuşluk yok efenim ben o kadar eskiye gidemem falan. Ya Marion Cottilard istese bırak 1800’leri, Orta Çağ Avrupasına gidecek adam tanıyorum ben ama Gil hala şairane takılmaya devam ediyor. Arada Carla Bruni’ye tercüman muamelesi falan çekmesi hadi neyse, Sarkozy’e tamam olan kadının zevkinden şüphe edeceksin orada Gil olgunluğunu korumakta haklı. Ama film gerçeküstücülüğün tavanını filmin sonunda yapıyor. Yok Paris’te hafif bi yağmur yağarken Gabrielle (Lea Seydoux sen nasıl bir detaysın) ile karşılaşıp ” aaa hadi bana kahve içmeye gidelim, zaten yağmurda yürümeyi de çok severim :)))” muhabbetini çevirdikten sonra Gil hala kafa açan muhabbetine devam ediyor. Yahu senin o kızı kucağında taşıman lazım nimet yere dokunmasın diye. Neyse film güzel 10 üzerinden 7,5.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  12. @fellmynowa sinefil

    kesinlikle bir baş yapıt,tamamiyle sanatsal bir film bu kanıya içerisindeki tarihi kişilikler ve sanatcılardan dolayı varmıyorum filmin altında yatan yegane ana metin gerçekten çok sanatsal ve objektif
    gil kendi zamanından yakınıyor ve hayran olduğu parisin 1920ler temasını dönemini seviyor ve o çağı altın çağ olarak nitelendiriyor aslında gil ve ınez arkadaşları paul ve carol ile ilk geziye çıktıkları sırada konu gilin kitabındaki nostaljiye gelince paulun söylediği aforizmalar aslında ana metnin teması film bize en baştan fikri aşılıyor ve anlaşılması kolay bir hale getirmemizi sağlıyor gil 1920lerde adriana ile çıktıkları gezide tıpkı gilin zaman değiştirdiği gibi beraber zaman değiştirip 1800lerin sonlarına gidiyorlar ve adrianada tıpkı gil gibi çağından yakınan memnun olmayan bir tip (burada paulun filmin başlarında söylediği şey çok önemli bu aforizmayı çıkarımı düşünceyi benimseyin öyle daha iyi anlayacaksınız filmi) salonda tanıştıkları ressamlar ise gil ve adriana gibi tıpkı onlarda zamanlarından yakınan memnun olmayan tipler aslında filmde gizli bir zaman makinası var kişinin düşlerini götüren bir makina bunu ınezin babasının gilin peşine taktığı dedektiften ve adrianadan öğrenebiliyorum cünkü gil 1920lere aşıktı o zamana gidiyorda adriana ise 1800li yılların sonlarına aşıktı gil ile beraber gittiler hatta gil hiç memnun kalmayınca tartışıp ayrıldılar dedektifte bilmediğim nedenlerden ötürü fransız devriminden öncesine gidiyor dedektifin gittiği şato yada köşk gil ve inezin paul ve carolla buluşup gezdikleri alana inşaa edilmiş tarihi bir yapı burada filmde ufak bir önemsiz ayrıntı ama sonuçta bir ayrıntı ve tarih ile ilgili işte film bu gibi öğelerden kaçmamış tamamiyle bir noktada gerçeksi bir hali olduğunu gösteriyor
    ayrıca filmde canlandırılan sanatçıları daha iyi yansıtıcak oyuncular bulunamazdı heleki dali ve hemingway beni bitiren karakterler oldu özellikle hemingway karakterinin yoğunluğu ve farklılığı bariz fark edilebilir bir özellikti çok iyi realiteyi yansıtan bir film ve tüm bu yazdığım şeylerden ötürü bence bir baş yapıt

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  13. musad ziyaretçi

    neden beş saat değildi,diyebileceğiniz bir film.

    Beğenme: 0 Beğen: 2
  14. @lordofasylum çaylak

    Woody Allen hâla yaşadığı için şanslıyız.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  15. @byuksel92 çaylak

    Filme resmen aşık oldum. O kadar güzel ki…

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  16. @sbstien çaylak

    Arkadaşlar bu tür sanat yoğun film önerisi bekliyorum

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  17. burak atinc ziyaretçi

    film ve müzikler müthişti .soundtracki dinlemeye gidiyorum simdi…

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  18. @roza çaylak

    Bir zaman dilimi insanın şimdiki zamanı olunca sevilmez .Çünkü hep altın bir çağ ararız.Çok çok çok iyi bir Woody Allen filmi

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  19. @hande Yeni Üye

    living in the real is the most important thing 🙂

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  20. @YunusEmreBagiban Yeni Üye

    İnsanda ilginç bir şekilde nostalji aşkı başlatan film..

    Beğenme: 0 Beğen: 0