Persona

Sorun Bildir
8.8
Oy ortalaması: 8.8/10 - 58 kullanıcı
Senin Oyun: - / 10
imdb puani 8.2/10
Kategori: Drama Arthouse

Yapım: 1966 |

Yönetmen:

Oyuncular: , ,

Reyting: 41714

Elisabeth Vogler bir oyun sırasında aniden sessizliğe bürünüp, bir daha da konuşmayan önemli bir tiyatro oyuncusudur. Bu sorunun çözümü için psikoloji merkezine yatırılır ama herhangi bir ilerleme olmayınca doktorun tavsiyesiyle beraberinde hemşire Alma ile bir yazlığa gider. Elisabeth suskunluğuna devam ederken, Alma içindeki her şeyi dökmeye başlar. Persona 720P görüntü kalitesinde altyazılı izle meniz için sizlerle...

YORUM YAZIN (56)

  

    Tüm Yorumlar

  1. @movierf Yeni Üye
    Spoiler içeren alan!

    Sanat filmi övüp yerlere göklere sığdıramayan sanat yalayıcı kesimin yerlere göklere sığdıramadığı film. Böylesine bir giriş yapmamın sebebi iyi şeylerin kötü kitlesi olmasına olan sitemimden. Fakat her zaman bu film listemde olacak bir film. Anlaşılmak için çaba sarfedilmesi gereken bir başyapıt.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  2. ugg ziyaretçi

    transpersonel bir sanat.
    anlayıp anlamama meselesinden öte anlaşılması gereken bir mevzu,

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  3. penbenur güvenç ziyaretçi

    konuşmayınca sessiz olduğunda yalnız olduğunda maskesiz mi oluyorsun… insan olarak ne sessiz ne de yalnız olabilirsin… bir orta yol’cu olan Nebi demiş ki: “konuştuğunda başkasından hoşnut olmayacağın bir cevap gelecekse onu söyleme.” Arifler de “ya hayır söyle ya da sus” demişler… bilen bazıları da “deme! kelam canlıdır, her şeyi deme!” demişler… sonuçta konuşmamak ne gerekli ne de mümkün… ve düşünmeye günah yok ama söylenen/yapılan hesaba çekiliyor… illa orta yol, illa edep!…

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  4. @agashi Yeni Üye

    yapılmış en iyi filmlerden biri benim kanaatimce. sinemanın tek bir dili ve anlatımı olmadığının kanıtı ve şuan bile hala pek çok yapımcı-yönetmen-senariste ilham kaynağı olan, çok sağlam ve katmanlı bir baş yapıt.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  5. @tarslancan çaylak

    Haddim olmadan notladım. Bir filmi ilk defa not alarak izledim.
    “Biz ızdırap çeken, savunmasız ve yalnız çocuklarız….”

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  6. kazım ziyaretçi

    Bu film tarz olarak farklı bir film. Zevk alanı var almayanı.. Standart filmlerden daha farklı ama 2 şeyi sevmiyorum. Birincisi bu tarz filmleri malzeme olarak kullanıp kendini kültürlü, çok okuyan, elit ve entellektüel gösterip, filmi beğenmenleri aşağılayarak prim yapmaya çalışanları; ikincisi bu tarz filmlere alışıldık olmadığı için, hergün tv de gördüğü filmlerden farklı olduğu için, ”bu neymiş yeaa” diye farklı tarzları aşağılayanları.. Filmi isteyen beğenir, isteyen beğenmez. İsteyen derin anlamlar çıkarır isteyen anlamsız bulur. Fakat bir film üzerinden nefret kusmak kim olursa olsun acziyettir.

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  7. fatih ziyaretçi

    kral çıplak diyenlere aptal diyen insanların övdüğü anlaşılmaz saçma bir filmede herkes kendi zihninden anlamlar yüklemiş , hiç ama hiç tavsiye etmem

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  8. @reyhanbkn çaylak

    flm açılmıyor

    Beğenme: -1 Beğen: 1
  9. @berkydgdu sinefil

    İzledikten sonra uzun bir süre etkisinden çıkamadım.Arkadaşlar filmle ilgili çok güzel analizler yapmışlar ve pek de söze gerek kalmamış açıkçası. Bu film çok şey anlatıyor. Tabi anlayana..

    Beğenme: -1 Beğen: 2
  10. çağla çetin ziyaretçi

    sanat evrenseldir. anlamamak belki de bir arayış yoksunluğunun sonucudur. alışmanın ve kabuklaşmış bir yüzün. yani onu çıkaramıyor insan. bayat geliyor felsefe örneğin. anlamsız geliyor. ama sanat evrenseldir. sanat, mülkiyet ve piyasa kavramlarından bağlarını atmaya karar verdiğinde rüştünü ispat ediyor sanki. neticede böyle güzel eserleri seyrediyor yahut okuyoruz. yani mülkiyetten uzaklaşınca. böyle olunca, bunları sadece ben izleyeyim, anlamayan izlemesin vs… çocukça. çünkü bu insanlar fil dişi kulelerinde oturmak isteselerdi zaten insanı bu denli irdelemezlerdi. onlar basit bir hemşireyi bu denli derinden anlatma çabasındalar. sonuç olarak hakaret edip insanları küçümseyeceğinize bir iki inceleme yazısı önerin. kitap önerin. insanları küçümsemeyin. siz şunu izleyin gibi yorumların ise hiçbir değeri yoktur. küçük bir kıvılcım nelere sebep olur. sen hele bir ışık tutmaya çalış. sahiplenme sanatı!
    sonuç olarak filme dönecek olursam, kendimi Edip Cansever okuyor gibi hissettim. Bence baya baya korku filmiydi. bir tokattı. en okkalı cinsinden. ve AED arkadaşa teşekkürler. yazıları, anlama çabamıza büyük katkı sağlıyor.

    Beğenme: 0 Beğen: 7
  11. @Aladag21 çaylak

    Arkadaşlar bu sanat eseri öyle her insanın kaldırabileceği,anlayabileceği,bir yorum yapabileceği ve bir çıkarımda bulunabileceği bir film değildir kesinlikle.Ingmar Bergman’ı tanıyan filmlerini izleyen bu filminin onun başyapıtı olduğunu bilir;Persona kesinlikle gelmiş geçmiş en iyi sanat eseri tadında filmlerden müthiş bir ustalık isteyen film.Film hakkında yorum yapmaya kalkarsak çok fazla uzun olur.Aynen diğer arkadaşlarımın yorumlarına katılıyorum ve ”Bergmanın Yüzleri:Persona” yazısını okumanızı tavsiye ediyorum…Teşekkürler.

    Beğenme: -1 Beğen: 3
  12. @mutttlu Yeni Üye

    “Başkalarının yanındaki sen ile yalnızkenki sen arasındaki uçurum.” “Varolmayı boşyere hayal etmek, öyleymiş gibi görünmemek gerçekten olmak..” , “…ama en azından hareket etmeyi, konuşmayı reddedebilirsin o zaman artık yalan konuşmak ve maske takmak zorunda kalmazsın. Ama sen öyle sanırsın, gerçek inatçıdır, saklandığın yer su geçirmez değildir, yaşam dışardan sızar içeri be tepki bermwk zorunda kalırsın…”
    Sanırım filmi bu bikaç cümle özetler, herhalde istisnasız en kutsal meslek anneliktir. Sonuçta varolmak için anneye ihtiyaç duyduk keza hz İsa annesiz değil babasız dünyaya gelmiştir. Annenin bile maske taktığını, annelik değil o rolü oynadığını söyleyerek en çok güveneceğimizin bile sahte olabileceğini söylüyordu. Aynı zamanda doğru konuşmanın, yalansız olmanın mümkün olmadığını ve aslında böyle olması gerektiğini de hissetiriyordu. O anlamsız gibi görülen kısımlar içimizdeki kötüyü yansıtıyordu. Öldürmek istiyorsak bunu vicdanımızca meşrulaştırmak için savaşa ihtiyaç duyuyorduk. Belkide kurbanı Tanrı’ya adamıyorduk sadece içimizdeki kötüyü memnun etmek için öldürmeye ihtiyacımız vardı ama herşey zıttıyla varolduğu için vicdan buna müsade etmezdi bizde meşrulaştırmak için bunları törenler, oyunlar ve hatta bayramlar olarak kutladık böylece vicdan ile anlaşmış oluyorduk.

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  13. @Kurt29 sinefil

    @asprezon Filmin üzerinde düşünmek, beyin yormak kötü birşey mi? Yada gereksiz bir eylem mi? Filmi izledikten sonra aklımda kalan soru işaretlerini kaldırmak için altta da yazdığım Bergmanın Yüzleri:Persona isimli yazıyı okudum. Filmin müthişliğini bu yazıyı okuyunca anladım. Ayrıca ikidir denk geliyor. Sitede boş konuşan, kendini zeki sanan insanlar var. Eleştirini yapar gidersin ona buna niye sataşıyosun? Evet bazıları hicbirşey anlayamadığı filmi beğeniyor bende buna uyuz oluyorum. Ama ne yaptım? Anlayamadığım için araştırdım ve en sonunda da tam olarak anlamayı başardım. Bu yüzden ortada “hiçbirşey anlamadığım halde hiçliği sevdiğim” gibi birşey yok. Yazıyı okuduktan sonra anladığımıda oraya yazmışım. Bir tarafından element uydurmamanı rica ediyorum. Ayrıca yazdıklarımı okumana rağmen bu düşünceye kapılmanında 2 sebebi olabileceği kanaatindeyim. Ya körsün yada beyinsizsin…

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  14. @Kurt29 sinefil

    Öncelikle karışık, beyin yakan, felsefi filmleri izleyince hiçbirşey anlamıyorsanız ve bu tarz filmleri sevmiyorsanız aman diyim izlemeyin uzak durun. Ama yok bu tarz filmlerin hastasıyım diyorsanız hemen başlatma butonuna yapışın. Film o yıllarda eşi benzeri görülmemiş bir felsefi düzeyde sahneleri işliyor. İlginç kamera çekimleri, anlamsız sanılan hızlıca gelip giden görüntüler, ürpertici müzik ve olağandışı bir son. Hayatımda mantık limitlerimi belki hiç bir filmde bu kadar zorlamamışımdır. Çoğu sahne bir öncekinden kopuk bir şekilde ilerliyor. Bazen ne olup bittiğini bile çözemiyorsunuz. O yıllarda böyle bir filmin yapılması beni hayretlere düşürdü. Aradan 60 yıl geçmiş ve bazı sahneleri aklım mantığım almıyor. Ama yapmamız gerekeni biliyorum. “Bergmanın Yüzleri:persona” isimli yazıyı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Filmin sonunda hiçbirşey anlamayan ve anladığını sanan herkes okumalı.

    Beğenme: -2 Beğen: 0
    • @asprezon sinefil

      madem ne olup bittiğini çözemiyorsun, madem mantık limitlerini bu denli yormana neden oluyor, madem bazı yerlerini aklın mantığın almıyor de ne demeye filmi övüyorsun. Sen de bu filmin diğer tüm beğenenleri gibi hiçbir şey anlamadığın halde hiçliği seviyorsun. Tuhafsınız ya

      Beğenme: -2 Beğen: 1
  15. Kurt29 ziyaretçi

    Felsefi ve karışık, ağır filmleri izlediğinizde hiçbirşey anlamıyorsanız yada bu tarz filmleri sevmiyorsanız aman uzak durun. Ama yok bu tarz filmlere ilgi duyuyorsanız kesinlikle ama kesinlikle izleyin. Bazı şeyleri anlaması bir hayli zordu. Film daha önce eşi benzeri görülmemiş bir tarza sahip. Enteresan kamera çekimleri, anlamsızmış hissi veren hızlıca görünüp geçen görüntüler, beyin yakan sahneler ve olağandışı bir son. Açıkçası beynimi en çok yakan, mantık limitlerimi en çok zorlayan filmlerden biriydi. Tekrar söylüyorum zevk almak, heyecanlanmak ve neşelenmek istiyorsanız yanlış yerdesiniz. Beyin yormayı sevenlere tavsiye ediyorum. Ayrıca “Bergmanın Yüzleri:Persona” isimli yazıyı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Filmi anlamayan ve anladığını sanan insanlar okusun. Şok geçireceksiniz.

    Beğenme: -1 Beğen: 0
  16. @kerim200 çaylak

    Günümüzdeki filmler, genelde insanların beğenisini kazanmak için çekiliyor. İnsanlar ne kadar kişi izlerse ve hasılatı fazla olursa o flm iyidir diye düşünüyorlar. Bana göre bu film bugünkü çoğu filmden daha kaliteli.

    Beğenme: 0 Beğen: 1
  17. @darkingrey sinefil

    Bu tür filmleri anlamayan insanların izleyip saçma sapan yorumlarla doldurmasını istemediğim için kimse izlesin istemiyorum, bana kalsın istiyorum.

    Beğenme: -4 Beğen: 1
  18. ATLANTİSTANBUL ziyaretçi

    AED çok güzel anlatmış…Ancak person demiş filmin adına maske demek isteseydi “mask” derdi .Evet mask anlamı da olabilir ikinci dereceden.Birinci anlamı filmin “kişilik” , “karakter”/”rol” anlamında olmalı ki bu filmin konusuna daha uygun duruyor. Beni filmde ilk etkileyen şey Tarkowsky’e ve onun Türkiye şubesi olan Nuri Bilge Ceylan’a esin kaynağı olan düş ile gerçeğin karışımı “düşsel bir atmosfer/düşsellik” , “belirsizlik” , ışık , kamera açıları ve montajdaki sanatsal üstünlük. Filmin başında bir önfilm/tanıtım/parça/fragman/özet var.Buradaki fallus Elizabeth’in küçük erkek çocuğunun Elizabeth’e olan düşkünlüğüne , hemşirenin anlattığı plaj fantazisine ve Elizabeth ile hemşire arasındaki aşka bir önseme.İzleyiciyi hem merak ettiriyor hem de hazırlıyor. Hastalanarak susmayı seçen Elizabeth’e bakmakla görevli hemşire/hasta bakıcısının anlattıkça anlatması,anlattıkça ruhsal derinliklere dalması ve bir süre sonra hangisi gerçek hasta hangisi diğerine “bakıyor” karışması oldukça ironikti. İlk bakışta iki farklı karakter film ilerledikçe farklar siliniyor , kişilikler birleşiyor (iki yüzün birleşerek tek yüz olduğu sahne) ve birbirlerinin aynası olup birbirlerini yansıtmaya başlıyorlar. Sıradan seyirci için fazla şiirsel ve felsefi (sıkıcı 😉 gelebilir. Bizim gibiler için ise büyük bir hazine. Karışık değil film katmanlı.Ticari sinema gibi yüzeysel değil derin. İki güzel kadın ; biri sustukça diğeri o denli çok konuşuyor ; sussalar da konuşsalar da asıl sorun ne susmada ne de konuşmada ; asıl sorun hayata yabancılaşmaları , iletişimsizlikleri ve yalnızlıkları ile bunalımları ve açmazlarına olan tepkisizlikleri ile ruh çürümeleri.

    Beğenme: -1 Beğen: 5
    • persona07 ziyaretçi

      maske demek isteseydi mask olurdu değil de, persona zaten felsefi anlamda insanın hayata daha doğrusu kendine yabancılaşmasıyla taktığı maskeler anlamına geliyor. tüm maskelerin ardındaki asıl beninden sosyal bir yaşam süren insanın hayatının her alanındaki konumları onun maskeleri oluyor. filmin adı ise kişilik/karakter/rolden çok persona: maske takan insan anlamında kullanılmış daha çok.

      Beğenme: -1 Beğen: 0
  19. izleyen adam ziyaretçi

    hiçbir şey anlaşılamayacak seviyede bir film olduğunu düşünmüyorum. bergman insanlığın temel sorununa değinmiş yine. susan kadın da sürekli konuşan kadın da aynı sıkıntıyı paylaşıyorlar. tıpkı milyarlarca insan gibi. gerçekte kim olduğumuzun ne önemi yok. yeter ki diğerleri için yeterince iyi görünelim.

    Beğenme: -3 Beğen: 0
  20. @asprezon sinefil

    bu filmi izleyeli neredeyse bir buçuk yıl oluyor, şöyle bir yorumlara bakıyorum da beğenen kişi sayısı hiç de küçümsenmeyecek sayıda. film kabul edileceği gibi hedefine zik zak çizerek, çıplak beyni elektrikli süpürgeyle çekiyormuşçasına yorarak ulaştırıyor. peki sinema bu mu. evet de diyebilirsiniz, hayır da. bence bu tarz filmlere sinema demek, bu genellemenin altında saymak, yani en azından yedinci sanatın içinde başka bir kategoriye dahil etmeden bahse konu etmek, kişiler arasında yaşanacak sinema çatışmasını sonsuza kadar devam ettirir. siteniz arthouse başlığını koyarak çok güzel bir iş yapmış, kesinlikle destekliyorum. ileride bu tarz filmlerin oscar ödüllerinde, altın kürede ve diğer tüm dünyaya hitap eden ödül alanlarında branşının ayrılması düşüncesindeyim. bu film olsa olsa felsefe 4. sınıf öğrencisine tez konusu olur. başka da bir cacık olmaz. ismi uzun olan bir arkadaş var yorumlarda. aynen onun dediğine katılıyorum. bir anlatımın dili herkese hitap etmeli. ayrıca bir kere izledin mi iyi kötü birşey çıkarabilmelisin. ben andrey tarkovski filmlerinin hepsini izledim; luis bunuel izliyorum, izlemeye de devam ediyorum; yoshujiro ozu, truffaut ve daha nicelerini izledim gerçeklik sineması adına ama bergman kadar birşey anlatamayan bir yönetmen şu sinema tarihinde yoktur. n o k t a

    Beğenme: -8 Beğen: 4
    • 1 ziyaretçi

      1

      Beğenme: 0 Beğen: 0
    • @iambusycantyousee sinefil

      Kesinlikle yıllardır anlatmaya çalıştığım şeyi anlatmışsın. Bana tercüman olduğun için teşekkür ederim. Aslında Bergman’ı suçlamamak gerek, tabi anlatma beceriksizliği gerçeğini yok saymayarak. Ben görsel sanatlara bazen gereğinden fazla anlam yüklenildiği kanısındayım. Hatta sinemayı sinema yapan görüntü yönetmenleridir bence. Çekilen filmlere yönetmenin ve senaristin aklından bile geçmeyen anlamlar yüklendiği oluyor. Mesela Tarkovsky bunu Zerkalo’dan sonra dile getirmiş ve kendi filmini yermiştir.

      Persona kötü bir film değil ancak böyle bir film, sadece ”bu filmi bütün insanlık anlamasın hatta yalnızca küçük bir kısmı çözebilsin” anlayışıyla çekilebilir. Ben de bu mantıkla yapılan işi beğenmeme hakkına sahibim. Sanat bu değildir densizliğini kimse yapmasın lütfen ancak asıl sanat budur densizliğini de kimse yapmasın lütfen.

      Beğenme: 0 Beğen: 0