Bicycle Thieves Bisiklet Hırsızları

Sorun Bildir
8.4
Oy ortalaması: 8.4/10 - 16 kullanıcı
Senin Oyun: - / 10
imdb puani 8.4/10
Kategori: Drama Suç

Yapım: 1948 |

Yönetmen:

Oyuncular: , ,

Reyting: 13956

Antonio Ricci 1. Dünya Savaşı'nın hemen sonrasındaki İtalya'da iş arayan yüzbinlerce adamdan biridir. Uzun bir bekleyişin ardından iş bulduğunda sadece bir bisiklete ihtiyacı olduğu söylenir. Fedakarlıklar göstererek bir bisiklet tedarik edip, işe başlar ama bisikleti daha bu ilk günde çalınacaktır. Ricci oğluyla beraber hırsızları bulmaya çalışacaktır bundan sonra. Bicycle Thieves - Bisiklet Hırsızları 720P görüntü kalitesinde altyazılı izle meniz için sizlerle...

YORUM YAZIN (45)

  

  1. @etien çaylak

    Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım.unutulmaz bir oyunculuk ve film.unutulmaz müziği..

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  2. @Mr.Nobody çaylak

    Oyunculuklar çok iyi. Saf ve samimi oyunculukları ile siyah beyaz filmleri sevmişimdir. Bu film de çok iyi mesajlar veriyor. Yemek yemelerine sebep olan olay ve çocuğun kardeşi için o yaşta öyle davranışı…

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  3. @iambusycantyousee sinefil

    Saf dramadır bu. Ben beni böylesine etkileyen başka bir drama görmedim. Kanepeye mıhlamıştı beni izledikten sonra.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  4. @Talha Hipnoz Kurt Yeni Üye
    Spoiler içeren alan!

    Film üzerine denemem , eleştirimdir..
    Ne güzel şeysin sen , siyah – beyaz film ! … Siyah – beyaz film gibi biraz !
    Keşmekeşliği arındırmıyor sadece sıyrılan renkler , çekiyor mimikler insanın içine içine ve baktıkça siyahın beyazla bürünüp , arasında ki tüm soğuk renkleri mezeleyerek aksettirmesi , ardından bir sütun gibi gerçeklik , gece ve gündüz oluyor zamana..İş bulma kurumunun önünde bir kalabalık ve büyük bir şansla karakterimize sunulan teklif. Film çok hızlı bir şekilde başlıyor ve aynı şekilde içine alıyor izleyiciyi. Sunulan şart belediye de afiş işi , asması için ise bir bisikletinin de olması. Harika realistlik ve harika bir kurguculuk filmin finaline kadar kesilmiyor.
    Filmi olumsuz olarak sadece şu şekilde eleştireceğim ve buna değinmeden geçemeyeceğim. Başlangıç sahnesinden itibaren filmin isminin Bicycle Thieves (Bisiklet Hırsızları) olması münasebetiyle , istemeyerek te olsa içimde sürekli bi telaş vardı ve bundan rahatsız oldum , her sahnede bir bisiklet ve her bisiklet gördüğümde çalınacağı yada hırsızlar.. Kesinlikle filmin ismi , işlenilen konuyla farklı tutulsaydı , izleyiciyi daha anlamlı bir şekilde , olduğundan daha çok etkileyebilirdi diye düşünüyorum.
    Filmi izlemeden önce , o dönem hakkında araştırmalar yapmak , yönetmenini , oyuncularını ,senaristini tanımak hoşuma gider. Ne kadar şey bilirsen o kadar anlar ve haz duyarsın . Bunun dışında filmle ilgili her şeyi bilmekse hoşuma gitmez. Film bittikten sonra ise kalan bilgileri doldurarak , lezzetini tamamlamayı severim. Oyuncuların tamamen amatör olması , Antonio ‘ nun gerçekte bir fabrika işçisi olduğunu öğrendiğimde , filmi en başarılı kılan şeyin bu olduğunu bir kez daha anladım. Bu bir filmden fazlasıydı ! …Harika bir etkileyicilik vardı , heyecanında , dudaklarında ,repliklerinde. Bunu kendi yaşamının da zaten bu denli yaşam mücadelesi içinde olmasına bağlıyorum. Yoldan geçen figüranların yüzlerinde bile , bir şekilde yaşanmışlık , dert ve buna rağmen kocaman bir gülümseme bariz şekilde okunuyordu. Küçük çocuk Bruno’nun ise üzerine biçilen rolden midir , yani o dönemde ki çocukların çocukluklarını yaşamayan , çalışan , bir yetişkin gibi fikir yürüten , adeta bir adam gibi davranan hali , eğer öyle ise harika bir iş çakarmış bu rolde, eğer gerçekten o da kendini oynamış ise Antonio gibi , bu ise epey tesir edici…. Oyunculuklarını anlatmayı bitiremeyeceğim galiba , güzel yada muhteşem kelimesi bazen yetersiz ….
    Vefakar anne yatak çarşaflarını satar o bisiklet için , yatağını çekinmeden koparır, yatak örtüsüzde uyunur çünkü.. Çocuk erkenden iş için kalkar ve babasının bisikletini parlatır babasının. Bruno ’ nun kapıdan çıkarken , geri dönüp kardeşine bakıp , pencereleri örtmesi de beni en etkileyen sahne oldu , bilmiyorum bi çok insan es geçmiş , yada anlamsız bulmuş olabilir. Bence aileyi o yaşta tanımlatan şeydi o detay. Baba işe başlar ve afiş asarken bisiklet çalınır, boynu bükük eve gider ve onu arama süreci başlamıştır. Oğulla attıkları ve yaptıkları her adım , her sahne gözünü kırptırmadan izletiyor. Gerçekten çok ama çok harikaydı oyunculuk ve duygular. Senaristin ise akla kazıdığı diyaloglar… Umutsuzca aramaya devam ederler , ne olursa olsun ümidini yitirmeyen umutlu her adımları güçlüdür. Birkaç yakalama eyleminin başarısızlığından sonra , babası sinirlerine hakim olamaz ve oğluna vurduğu için pişmanlıkla onun gönlünü almak için lokantaya pizza yemeye götürür. Boğulan genci çocuğu zannederek te epey üzülmüştür. Mekanda pizza yoktur ve çevresindekilerin yediklerini yiyebilmek için milyon dolarlarının olması gerektiğini söyler baba tebessümle. Ve o bisikletin ne anlam ifade ettiğini. Ölümlü dünya ve dünyanın sonu değil ya diye ekler. Bizi kimse yardımcı olamaz artık derken , başta eşinin geleceği gördüğü için insanların yardım almaya gittiği , yakıştıramadığı inanmadığı kadına doğru yola koyulur. İnsanın son umudu…. Ve büyük bir şansla genci bulur , fakat hırsızın o olmasına rağmen kanıtlayamaz. Ailesi , umutları , her şeyi için onca insana savunursada kendini, elinden daha fazla bir şey gelmez. Final sahnesine doğru yürürlerken , artık bitap düşmüş pes etmişlerdir, Antonio nun o an aklından hiç olmayacak bir şey geçer, tüm yıkılmışlığın ardından, bisikletleri gözler ve oğlundan gitmesini ister. Mahzun sinirli vakur ve çocuk gider, bisikleti çalar fakat kalabalık onu yakalar. Tek kelime bile edemez , çalmalı mıydı , eşi iki çocuğuna bakmalı mıydı , yada tüm film boyunca o buram buram gerçeklikler. Şikayetçi olmayan adam : Kim bilir ne açılar çekmişlerdir bırakın gitsinler der.. Düşen şapkasını oğlu yerden kaldırır tozunu silkeler ve babasının koluna girer. Baba olmak , göz yaşı ve o dağ varilik… Savaş sonrası İtalya , bir zamanlar ise , hatta çok eski de değil , yakın geçmiş Türkiye.
    Filmden sonra boğazımda düğümlenen sızılar.. Ardından zarilik. Keşke bisikletimi satmamış olsaydım da , şu an pedalları tüm olabildiğince çevirseydim, rüzgara ve aya doğru.. Silebilseydim bir şeyleri… Teşekkürler gerçek , anlamlı , tarif edilemez eserler, filmler..
    Talha Hipnoz Kurt

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  5. mehdi ziyaretçi

    Sayın Admin, filmin ikinci yarısını izleyemiyoruz. Bakabilir misiniz? Teşekkürler.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  6. @Zeee sinefil

    sadece italyan yeni gerçekçiliğinin önemli temsili filmlerden olduğunu bilmek bile izlemeye değer diye düşünüyorum

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  7. @hicrank sinefil

    İtalyan yeni gerçekçiliğini anlayabilmek için bilgi değil duygu birikimine ihtiyaç var. Yakın zamanda Almaya’da bisikletini çaldıran arkadaşımın yaşadıkları bir kere daha filmi izlememe sebep oldu. Bir bisiklet ne ifade eder? Bisiklet, demirli bir tekerlek olmaktan çok daha fazla şey ifade ediyor ve ihtiyaçların tamamı çaresizliğe sebep oluyor.
    İnanılmaz bir film. Yine, yeniden ve daima en iyi olacak filmlerden biri.

    Beğenme: -1 Beğen: 0
  8. sacit cavit ziyaretçi

    Muhteşem bir yapıt.İzlemek için çok geç kalmışım.Vahap soldan kalk

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  9. @kitapdizisever çaylak

    Oyunculuklar o kadar güzel ki… Konuya bakıldığı zaman bu tür filmler klişe denilecek kadar çok çekildi ama dönemin ve oyunculukların güzelliği filmi harika yapıyor

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  10. @Muslumcusair çaylak

    başrolün yılmaz güney tarzı, sefalet hayat ve çaresizliğin siyah beyaz yüzü buruk hüzünle izletiyor kendini. çok anlamlı ve güzel film. boş izlenmemeli!!!

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  11. Derviş İlhan ziyaretçi

    Filmin dönemin koşullarını yansıttığı doğru. Ancak bir insan bu kadar saf kurgulayamazsın. Aklım ve mantığım bir çok sahneyi anlamlı bulmadı. Dramatik hale getirmek için her türlü yolu denemiş bir yönetmen Bence.

    Beğenme: -1 Beğen: 1
  12. AVARE ziyaretçi

    izlemeye değer insani duygular ön plana cıkarıyor..

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  13. bambino ziyaretçi

    Italyan bir kiz arkadasimin tavsiyesiyle, belki de son yillarda seyrettigim en güzel, seyretmek icin bu kadar gec kaldigim icin gercekten üzüldügüm bir film. Harikaydi…

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  14. kabil ziyaretçi

    ne diyeyim, şaheser. oyunculuklar, senaryo, müzik… sosyalizm propagandası tabii bir yandan da, hak vermemek namümkün orası ayrı.. bir insanın neden o hale geldiğini açıklıyor.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  15. oedipus ziyaretçi

    Bu filmin ismine Tezer Özlü’nün Çocukluğun Soğuk Geceleri kitabını okurken rastladım ilk kez. Özlü, okurlarına film tavsiyesi verirken çok isabetli bir tercihte bulunmuş. Film, savaş sonrası İtalya’sında işsizlik ve yoksulluğun doğurduğu çaresizlik altında ezilen işçi sınıfının hayatından çok boyutlu bir kesit sunuyor. Durdurup yeniden izleyeceğiniz sahnelerle dolu. Hiç zaman kaybetmeden izleyin.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  16. fatos ziyaretçi

    Bruno gözlerimin önünden hiç gitmeyecek gibi filme diyecek yok gerçekten bir başyapıt duygular bu kadar güzel anlatılır bravo.

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  17. wow ziyaretçi

    bu filmi izlemekte tereddüt etmeyin çok etkileyici bir film herkes izlemeli
    paylaştığınız için teşekkürler

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  18. SİNEMASEVER ziyaretçi

    Klasik bir İtalyan yapımı . Dönemin özelliklerini ve şartlarını en iyi şekilde yansıtmış Vittorio De Sica . 1. Dünya Savaşı nın etkileri İtalya sokaklarında görülür cinsten . Dramı seyirciye gözler önüne serilmeden hissettirmiş basarılı yönetmen ancak filmin sonunda beklediğim o vurucu , dram dolu son olmadı . Biraz hayal kırıklığına uğradım doğrusu filmin kısa tutulması sanırım sonu için Daha iyi olabilirdi. dedirtti bana . Yinede film her şeye rağmen başarılı . Tavsiye ederim…

    Beğenme: -1 Beğen: 0
  19. meto ziyaretçi

    1949 italya yapımı müzikleriyle senaryosuyla BİR BAŞYAPIT MÜKEMMELİN ÖTESİ OYUNCULARIYLA

    Beğenme: 0 Beğen: 0
  20. ads ziyaretçi

    filmin yansıttığı gerçekçilik hakikaten insanın iliklerine kadar işliyor.filmin çekildiği sokakların virane hali ve bir bisiklet için evrilen mücadele italyanın savaş sonrası içinde bulunduğu ekonomik buhranı yansıtması açısından birer belge niteliğinde.vakit kaybetmeden izlenmeli…bu arada çocuk rolündeki brunoya olan hayranlığımı da gizleyemeyeceğim açıkçası…tsk unutulmazfilmler

    Beğenme: 0 Beğen: 1